Büyü

By | 13 Haziran 2022

Öğrencilik yıllarımın başlarındaydım tasavvuf derslerini hevesle öğreniyordum. Ders bittikten sonra çay yaptık, hocalarımız ve arkadaşlarımız ile birlikte tam çay içmeye başladık ki o an kapı çaldı. Vakit biraz geçmişti, herkes birbirine baktı acaba bu saatte kim olabilir ki? Arkadaşlardan biri kapıyı açtı. Gelen o civarda oturan bir hanımdı. Biraz dinlendikten sonra anlatmaya başladı. Eskiden eşi ile çocuklarının arasında kuvvetli bir bağ
olduğu maddi durumlarının da gayet iyi olduğundan bahsetti. “Herkesin birbirini sevdiği ve saygı duyduğu bir yuvamız vardı” dedi. Sonra ne olduysa bir anda işler tersine döndü. İflas ettik herşeyimizi kaybedip maddi manevi ciddi sıkıntılar çekmeye başladık. Eşim ve çocuklarımın arasında kin ve öfke oluştu. Hatta birbirlerine zarar vermeye yeltendiklerini anlattı ve başladı ağlamaya. Hocam,” buraya peki neden geldiniz, sizin için ne yapabiliriz”
diye sordu. Kadın da: – Evin önünde muska buldum birileri bize büyü yapmış olabilir mi diye bu muska size göstermeye geldim dedi. Fakat hocamız, Kuran ile alakalı mevzulardan anladığını, bu işleri yapan işleri yapanların başka olduklarından bahsetti. Tabi bu arada biz kızlar muska içinde neler yazıyor, çözebilir miyiz diye merak etmeye başladık. Muska usulca açtığımızda hiç üşenmeden uzun uzun yazılmış yazılar
gördük. Yazılar çok enteresan ve karmaşık şekilde yazılmıştı. Anlamak mümkün gözükmüyordu. Fakat bir şey dikkatimi çekti muskanın içerisinde beş tane yıldız işreti ve içerisinde yazılar vardı. Çok küçük bir detaydı. O an kadına siz ailede kaç kişisiniz diye sordum o da beş deyince beş yıldızın içerisindeki yazıları çözmek için uğraşmaya başladım. İçerisinde isimler vardı, isimleri tek tek okuduğumda aile bireylerinin isimlerinin olduğu ortaya çıktı. Sonra biz uzunca araştırdık ve böyle bir büyü çeşidinin olduğunu öğrendik. Bunu yaptıktan sonra evin tam karşısında bulunan ağaca asıldığını ve rüzgarın her nuskayı salladığında o eve bela musibetin isabet etmesi amaçlanmıştı. O zaman bizde ona, abdest aldıktan sonra niyet edip 1001
tane Felak ve 1001 tane Nas suresi okumasını tavsiye ettik. O mahzun ve kendini çıkmazda hisseden kadının bi anda gözünün içinin parladığını gördük. Dua ile her şey mümkün.. Bunu karşılığında bizde peygamber efendimize yapılan büyü aklımıza geldi. Lebid, Peygamber Efendimizin saçlarından birkaç tel elde etme yolları aramaya başladı. İstediğini elde edince, ona birtakım düğümler attı ve üfledi. Bu düğümlenmiş ve
üflenmiş saçları erkek hurmanın kurumuş çiçek kapçığının içine koydu. Sonra, onu götürüp bir kuyunun içindeki basamak taşının altına yerleştirdi.
Allâh Teâlâ, Resûlü’ne, bu sihrin kim tarafından, nasıl yapıldığını ve nereye gizlendiğini gösterdi. Allâh Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Hazret-i Ali ile Ammar’ı Zervan kuyusuna gönderdi. Kuyunun suyu kına rengine dönmüş, yanındaki hurma ağaçlarının başları da şeytan başı gibi olmuştu.
Hazret-i Ali ile Ammar, kuyunun suyunu çekip boşalttılar, içindeki basamak taşını kaldırdılar ve sihri buldular. Ey rabbimiz bizi her türlü büyüden nazardan şerli insanlardan vesveseden fitne insanlardan muhafaza eyle. Kendimizi, eşimizi, evladımızı, malımızı ve bizi koru Allah’ım. Amin…