En Güzel Uyku

By | 09 Aralık 2022

Anne, çocuğunun kendi işlerini kendisinin
yapmasına çok önem veriyordu. Bunda da oldukça başardı olmuştu. Bir gece yakın arkadaşları ile son derece nereli bir sohbet içindeyken çoktan yatmış olan oğlu odasından seslendi:
– Anneciğim! Susamışım… Bana su verir misin? Sohbet bölünmüştü. Annenin en samimi olduğu
arkadaşı, biraz şakacı ama uyaran ve mekanik bir sesle çocuğu anneden önce cevaplandırdı: – Kalkıp suyunu içmen gerekmiyor mu? Bu, doğru yerde doğru davranış kuralını bilmeyen, duygusal ihtiyaçları sezinleyemeyen birinin tepkisiydi. İhtimal, kendisi de bir anne olan bu yakın dost, çocukların iyi bakıldıklarında iyi işleyecek birer makine olduklarını düşünenler arasındaydı. Çocuklar makine, onlar da iyi birer tamirciydi… Anne, çocuğunun kendi işini kendisinin yapmasına önem vermekle birlikte, çocuğunun su istemesinin özel bir anlamı olduğunu hissetti. Bu, farklı bir durumdu. Farklı durumlar farklı tepkiler gerektiriyordu. Eğitimi bir sanat yapan buydu. Çocuk yalnız su değil, annesini de istiyordu.
Kendisine su getiren annesini istiyordu çocuk.tadını çıkarır, araya bir şey koymadan yalnızca
onların varlıkları ile mutlu olurlar. Torunlar da
onları aynı şartsız sevgi ile severler. Bu öyle pürüzsüz
sevgi köprüsüdür ki, çocuklarımızın sağlıklı
bir ruhla yetişmelerinde âdeta askerî bir
görev yapar. Bu köprünün aileye kattığı; neşe,
güven ve gelecektir.
Nineler ve dedeler torunları karnelerinde
“zayıf” getirdiklerinde değil, zayıflamaya başladıklarında
üzülürler. Onların uykularını kaçıran
şeyler yalnızca torunlarının uykularını kaçıran
şeylerdir. Onlar bir kaynaktır ki oradan gürül
gürül sadece sevgi akar, işte bunun yerine başka
hiçbir şeyi alıp koyamazsınız. Yeri doldurulmayacak
her şey, yerinde çok önemlidir.
Eğer büyük babalar ve büyük anneler de yanımızda
olmayacaklarsa, gelecekteki yerimiz
sağlam olmayacaktır. Doğru bir yere doğru bir
şekilde gidebilmemiz, onların yanımızda olmasına
bağlıdır. Aksi takdirde varacağımız yer kendimize
ait bir yer değildir. Oysa biz kendi geleceğimize
yürümeliyiz.
Evlerdeki yerlerini terk etmeye mecbur bırakılan
dedeler ve nineler istemeseler de giderlerken
yalnız yorgun vücutlarını değil, her zaman en
büyük ihtiyacımız olan bütün insanca anlamları
da götürmektedirler. Geçmişini silip atanların
geleceği de silik olur.

Category: Ahlak Gelişimi

About Ahmed Musab Adal

1978 Kastamonu doğumluyum. Üniversitede ilahiyat fakültesini bitirdikten sonra internette birkaç özel projede yer aldım. Yaklaşık 4 yıldır blog yazarıyım. Alıntı ve uyarlama yazılarım yoğunluktadır.